Adana Kalesi Rehberi | Nerede, Tarihi ve Tüm Hakkında Bilgiler

Hakkında Bilgiler

Eski çağlarda şehirleri çevreleyen kaleler içinde yaşanıyordu. Adana’nın da eski bir yerleşim merkezi olduğunu hesaba katarsak bu şehrin de bir kalesi olması gerekir. Şu anda Adana’da Ankara veya Kayseri’deki gibi günümüze kadar sağlam ulaşabilmiş kale veya sur kalıntıları göremiyoruz. Bu konuya katkısı olması ümidiyle bu başlığı açmaya karar verdim. Konunun ehli değilim; bildiğim kadarını aktarmaya çalışacağım.

Adana Kalesi ile ilgili ilk bildiğimiz ilk çağlarda yapıldığıdır. Bunun dışında bu zamanlardaki kalenin genişliği veya boyutları hakkında tahminlerden öteye gidemiyoruz.

Adana Kalesi

Zamanla değişik devletlerin himayesine giren Adana, Harun Reşid’in halifeliği döneminde Abbasiler’in eğemenliği altına girmiştir. İşte bu dönemde (781) mevcut kale yıktırılarak yerine daha büyük bir kale yaptırıldı. O zamanki kentin sınırlarını doğuda Seyhan Nehri kuzey, güney ve batıda ise kale surları belirliyordu. Evliya Çelebi seyahatnamesinde kaleyi “Dört köşeli çevresi dört yüz adımdır. Yedi kulesi, iki kapısı vardır” şeklinde anlatır. Burada bahsedilen kale kapılarından birisi Taşköprü’den şehire girişte bulunur. Halen bu semtin adı Kalekapısı olarak geçer. Diğeri ise Küçüksaat meydanında bulunan Kemeraltı camii civarındadır. Bu kapıya da Tarsus yönünde olmasından ötürü Tarsus Kapı ismi verilmiştir. Bu sebepten ötürü Kemeraltı Camii, Tarsus Kapı camii olarak da adlandırılmaktadır.

Adana şehri 1833-1840 yılları arasında Osmanlı’ya karşı ayaklanan Kavalalı Mehmet Paşa’nın oğlu İbrabim Paşa’nın yönetimi altına girer. Ancak İbrahim Paşa Adana’dan çekilirken arkasında fazla bir güç bırakmamak için önce şehirdeki cephaneliği havaya uçurmuş, sonrasında da kalenin surlarını yıktırmıştır (1836). İşte bu da Adana Kalesi’nin sonunu getirmiş, bu dönemden sonra da surlar tekrar yapılmamıştır.

Daha sonlarda da imar çalışmaları altında Taşköprü üzerinde bulunan kale kapısı da yıktırılmıştır. Günümüzde Tepebağ çevresinde birkaç sur kalıntısına rastlamak mümkündür. Uzmanlar gerek bu kalıntılardan yararlanarak, gerek de yazılı kaynakları kullanarak kalenin eski zamanlardaki sınırlarını çizmeye çalışıyorlar.

Aşşağıdaki gravürde Taşköprü üzerinde İbrahim Paşa’nın askerleri görülüyor. Henüz kale yıkılmamış.
Bu gravür de 1850’li yılların Adana’sını gösteriyor. Aynı şekilde Taşköprü’den şehrin görünümü aktarılmış. Gravürün sağ tarafına bakınca surların yıkıntılarını görebiliyoruz.


Eğer Yolunuz Adana ve çevresine düşerse daha önce hazırlamış olduğumuz Adana’da gezilecek yerler listemizi inceleyebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Pardon! Bölüyorum ama;

Sayfamda bu kadar zaman geçirdiğine göre sanırım görmediğiniz yerleri keşfetmeyi seviyorsunuz.

Tüm gezi listelerinin periyodik olarak yayına alındığı Youtube kanalımıza abone olarak bizi yakından takip edebilirsiniz.

ÜCRETSİZ ABONE OL

Don`t copy text!